
Küçük Tilki Limon’un Masalı
Kasım 23, 2025Masalın Özeti: Küçük Tilki Limon’un Masalı, ormanın enerjik küçük tilkisi Limon’un empatiyi keşfetmesini anlatan sıcak ve duygusal bir masaldır. Limon gün boyunca herkesten hızlı davranırken istemeden bazı hayvanları üzmüş. Ancak bir kaplumbağanın kırılmış kalbini fark edince durup düşünmüş ve ilk kez başkalarının nasıl hissettiğini anlamaya başlamış.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, ormanın birinde küçük bir tilki yaşarmış. Bu tilkinin adı Limon muş. Limon, çok enerjik ama bir o kadar da aceleciymiş. Limon, etrafına hiç dikkat etmeden hareket edermiş, yaptığı işlerde de önemli olan sadece işlerin bitmesiymiş.
Günlerden bir gün, Limon erken saatte uyanmış hemen üstünü giymiş ve ormana çıkmış. Limon o günde oldukça enerjik ve hızlıymış. Onun hızına ormanda yetişebilen hayvan yokmuş. Limon evden çıkar çıkmaz koşmaya başlamış, koşarken dalları sallamış, su birikintilerini şapırdatarak geçmiş, hatta bir kaplumbağanın yanından hızla geçince küçük hayvanın dengesini kaybetmesine neden olmuş. Ama küçük tilki bunu hiç fark etmemiş. Limon yoluna devam etmiş bu sefer de ilerde kamp kuran sincabın topladığı cevizlerin etrafa saçıldığını görmüş ama durmamış. “O kadar hızlıyım ki zaman kaybedemem,” diye içinden geçirmiş. Fakat bu dikkatsiz davranışıyla ormanın dengesini bozduğunun hiç farkında değilmiş. Limon bir süre daha koştuktan sonra susamış ve derenin yanına gitmiş. Önce dereden biraz su içmiş daha sonra yüzen balıklarla oyun oynamaya başlamış. O sırada yanına arkasından birinin geldiğini duymuş ve arkasına dönmüş. Gelen bir kaplumbağaymış ve o kaplumbağa sabah yanından hızla geçtiği kaplumbağaymış. Küçük kaplumbağa biraz üzgün görünüyormuş. Bunu gören Limon “Neyin var kaplumbağa?” diye sormuş. Kaplumbağa “Limon, bu sabah beni ittin, neredeyse yuvarlanacaktım, çok korktum” demiş. Limon şaşırmış çünkü bunu hiç fark etmemiş. İçinde sıcak bir şey hafifçe kıpırdamış. “Ben, seni rahatsız ettiğimi bilmiyordum” demiş. Kaplumbağa başını eğmiş ve “Sen çok hızlı hareket ediyorsun ve bu yüzden bazen bizi göremiyorsun. Biraz yavaşlarsan etrafındakileri fark edersin,” demiş. Limon kaplumbağanın sözlerine hak vermiş, aklına birden sabah saçılan cevizleri, ürken serçeyi hatırlamış.“ Galiba kimseyi anlamadan sadece kendi istediğimi yapıyorum,” diye düşünmüş ve içi biraz burkulmuş. Limon derin bir nefes almış. “Özür dilerim, seni korkutmak istememiştim” demiş. Kaplumbağa gülümseyince Limon’un içi ısınmış. O anda yaşadığı his ona çok farklı gelmiş; sanki kalbi yumuşamış. Limon “Beraber yürümek ister misin?”, diye sormuş.” Kaplumbağa “Ama ben çok yavaş yürürüm” demiş. Limon “Olsun ben yavaşlarım, sen de bana istediğin manzarayı gösterirsin.” demiş. Kaplumbağa sevinmiş, yan yana yürümüşler. Limon ilk kez ormanın seslerini bu kadar net duymuş: yaprakların hafif hışırtısı, rüzgarın tatlı fısıltısı ve uzaktaki serçelerin ince şarkıları…

O gün Limon paylaşmayı, beklemeyi ve karşındaki canlının ne hissettiğini anlamayı öğrenmiş. “Empati böyle bir şeymiş,” diye geçirmiş içinden. Gün batarken gökyüzü hafif pembeleşmiş ve Limon kendi kalbinde yeni bir yol açıldığını anlamış. “Bugün ben de büyüdüm,” demiş ve kaplumbağayla birlikte güven, sevgi ve anlayışla dolu bir yürüyüşe devam etmiş. Masal da burada bitmiş.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.


