
Dağ Yamacındaki İki Yavru Masalı
Ağustos 24, 2025Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde yüksek dağların eteklerinde, ormanla çevrili huzurlu bir köy varmış. Bu köyde tavşan ailesi yaşıyormuş. Ailenin en küçük üyesi olan Minik Tavşan Pofuduk, okulun bitmesine sayılı günler kala heyecandan uyuyamaz olmuş. Çünkü yaz tatilinde ailesiyle birlikte dağın daha yukarısındaki yayla çayırına gidecekmiş.
Pofuduk her sabah annesine, “Anne, yaylaya gitmemize kaç gün kaldı?” diye soruyormuş. Annesi gülümseyerek, “Az kaldı yavrum, biraz daha sabret,” dermiş. Derken beklenen gün gelmiş. Sabahın ilk ışıklarıyla baba tavşan, sepetlere yiyecekler, battaniyeler ve Pofuduk’un en sevdiği topunu yerleştirmiş. Yol boyunca Pofuduk, pencereden dışarı bakarak rüzgârda sallanan çam ağaçlarını, yoldan geçen sincapları ve gökyüzünde süzülen kartalları izlemiş. Yayla çayırına vardıklarında, mis gibi çiçek kokusu etrafa yayılmış. Pofuduk ilk gün çimenlerde yuvarlanmış, papatyaların arasına saklanmış ve derenin kenarına oturup suyun şırıltısını dinlemiş. Ertesi sabah, derenin ilerisinde kendi yaşlarında, yumuşacık tüyleri parlayan bir kirpi görmüş. Kirpi, minik patileriyle taze dağ çilekleri topluyormuş. Pofuduk cesaretle yanına yaklaşmış: “Merhaba, ben Pofuduk. Sen kimsin?” “Ben Tırtık,” demiş kirpi gülerek. “Biz geçen hafta buraya taşındık.” İlk tanışmaları biraz utangaç geçmiş ama kısa sürede arkadaş olmuşlar. O gün birlikte dere üzerinde taşlardan köprü yapmaya çalışmışlar. Köprü pek sağlam olmamış ama ikisi de çok eğlenmiş. Sonra Tırtık’ın topladığı çilekleri paylaşmışlar. Günler birbirini kovalamış. Pofuduk ve Tırtık sabah erkenden buluşup ormanda keşif gezilerine çıkmış. Bir gün dev bir çam kozalağı bulup yuvalarına taşımışlar. Başka bir gün gökyüzünde süzülen kuşların gölgesini takip etmişler. Bazen de çiçek tarlasında yuvarlanıp gökyüzündeki bulutların şekillerini tahmin etmişler. Zaman su gibi akıp gitmiş. Tatilin son günü, güneş dağların ardına doğru inerken, iki dost çimenlerin üzerine uzanmış. Pofuduk biraz üzgün, “Keşke buradan hiç gitmesek,” demiş. Tırtık da içini çekmiş: “Merak etme, seneye yine burada buluşuruz. Hem kışın da mektup yazarız,” demiş. O gün anneleri birbirlerinin adreslerini yazmış. Kış boyunca Pofuduk, Tırtık’a mektup gönderip okulda öğrendiği yeni şeyleri anlatmış. Tırtık da ona, köydeki kış manzarasını, karla kaplı ormanları ve yeni topladığı tohum koleksiyonunu yazmış.

Ve ertesi yaz geldiğinde, Pofuduk yaylaya varır varmaz Tırtık’ın yuvasına koşmuş. İki dost birbirine sarılmış. Aradan geçen bir yıl, dostluklarını hiç eksiltmemiş; aksine kalplerindeki bağı daha da güçlendirmiş. O yaz, yeniden maceralar, kahkahalar ve paylaşılan anılarla dolup taşmış. Ve böylece, dağ yamacındaki iki yavrunun dostluğu, mevsimler değişse de hep sıcacık kalmış.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.



Muhteşem masallarınız için teşekkür ediyorum. Torunuma okumak çok keyifli birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz
Basarili