
Fındık ve Ayışığı Gülü Masalı
Nisan 9, 2025“Ormanın derinliklerinde yalnızca geceleri açan, hayal kuranlara ışık saçan gizemli bir çiçek vardır. Bu çiçeğin peşine düşen minik bir tavşan, ormanın sırlarla dolu kalbine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkar.”
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzun kıvrımlı patikaların olduğu, rüzgarın hafif hafif estiği bir orman varmış. Bu ormanda bir çok hayvan yaşarmış, sevimli tavşan Fındık ‘da onlardan biriymiş. Fındık’ın yumuşacık tüyleri ve kocaman kulakları varmış. Fındık, bu ormanda uzun yıllardır yaşıyormuş. Ağaçları, yolları, bitkileri ezbere bilirmiş. Ama gelin görün ki, ormanın yıllardır çözülemeyen sırrını, Fındık da bir türlü çözememiş. Bu sır ise; ormanda geceleri açtığı söylenen bir çiçekmiş. Hayvanlar arasında bu çiçeğe “Ayışığı Gülü” deniyormuş.
Söylentilere göre, yalnızca sessiz bir gecede, ay tam tepede parladığında açar ve etrafa hayal tohumları savururmuş. O tohumlara dokunan herkes, en güzel hayallerine doğru bir yolculuğa çıkarmış. Fındık ve arkadaşları bu çiçeği daha önce hiç görmemiş. Bir çok hayvan bunun hikaye olduğunu savunurken Fındık, bu çiçeğin varlığına yürekten inanıyormuş. Her gece, ağaçların altında gezinir, ayın yansıdığı yere gider ve çiçeğin açmasını beklermiş. Ama Ayışığı Gülü, kendisini çok iyi saklar ve hiç belli etmezmiş. Bir gece vakti, Fındık dışarıya bakmış ve ayın çok parlak olduğunu görmüş. “Bu gece Ayışığı Gülü’nü görebilirim” diye düşünmüş ve hemen ormanın derinliklerine doğru yola çıkmış. Bu sefer kalbi küt küt atıyormuş, geçtiği yerlerden ilk defa geçiyor gibi hissediyormuş. Karanlıktan hiç korkmuyor aksine heyecanlanıyormuş. Fındık yürüdükçe, ateş böcekleri yolunu aydınlatmaya, dallardan sarkan yosunlar parlamaya başlamış. Fındık daha da heyecanlanmış. Sonunda ayın tam altına gelmiş ve ay ışığı altında parlayan bembeyaz bir çiçek görmüş. İşte Ayışığı Gülü karşısında duruyormuş. Fındık sonunda gizemli çiçeği görmüş, çiçeğin yaprakları kristal gibi ışıl ışıl parlıyormuş. Fındık büyülenmiş gibi yaklaşmış. Çiçekten yayılan ışık tüm ormanı aydınlatmaya başlamış. Fındık cesaretini toplamış ve çiçeğe dokunmak için yaklaşmış. Tam o anda çiçek hafifçe titremiş ve içinden minik, pırıltılı tohumlar havaya uçmaya başlamış. Fındık bir tanesine dokunmuş. Tohumlara dokunur dokunmaz kendisini bambaşka bir yerde bulmuş. Sanki bulutlardan yapılan bir yola yürüyormuş. Altında gökyüzü, üstünde yıldızlar varmış. Rüzgâr, kulaklarına neşeli şarkılar fısıldıyor, dostlarıyla balonlarla uçuyor, uçan havuç tarlalarında zıplıyormuş. Fındık için zaman durmuş, yaşadığı anın bitmesini hiç istemiyormuş.

Bir süre sonra Fındık gözlerini açmış ve hala ormanda olduğunu görmüş. Çiçek bir kez daha titremiş, ardından yavaşça kapanmaya başlamış. Çünkü Ayışı Gülü görevini tamamlamış ve tekrardan Fındık gibi onun varlığına inanan hayvanlara görünmek için kabuğuna çekilmiş. Fındık gördükleri karşısında çok mutluymuş, onu gördüğünü kimseye söylemeyecekmiş. Çünkü arkadaşlarının hayal kurmasını istiyormuş. Fındık arkadaşlarına çiçeği gördüğünü söylemese de onlara hayal kurmanın ne kadar güzel olduğunu anlatmış. Küçük tavşan o günden sonra hayal kurmaktan hiç vazgeçmemiş, hayalini kurduğu her şeyi bir gün yaşayacağını hep bilmiş. Bu masal da burada bitmiş.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizden bir çok masala ulaşabilirsiniz.


