Kaplumbağa Mira’nın Gölü Terk Etme Masalı

Kaplumbağa Mira’nın Gölü Terk Etme Masalı

Temmuz 28, 2025 0 Yazar: Uyku Masalları

Sessiz bir gölde yaşayan kaplumbağa Mira, şehirdeki hayatı merak eder. Ancak orada huzur değil, karmaşa bulur. Sonunda yuvasının değerini anlar.


Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde yeşil çimenlerle çevrili, çiçeklerle bezeli, masmavi bir gölün kıyısında küçük bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Mira’ymış. Mira sessizliği, huzuru ve düzeni çok severmiş. Sabahları erkenden uyanır, gölün kenarında oturup doğan güneşi izler, gün boyunca çiçeklerin arasında dolaşır, akşamları da suyun kenarındaki taşına kıvrılıp huzur içinde uyurmuş.

Gölün diğer sakinleri olan kurbağa Zıpır, ördek Boncuk ve minik balık Işık, Mira’nın en yakın arkadaşlarıymış. Her gün birlikte buluşur, küçük yarışlar yapar, suyun kenarında sohbet eder, kimi zaman çamurda yuvarlanıp kahkahalarla gülerlermiş. Bir gün göle bir okul gezisi gelmiş. Onlarca çocuk neşe içinde şarkılar söyleyerek göl kenarına inmiş. Ellerinde dondurmalar, balonlar, kameralar varmış. Çocukların konuşmalarını gizlice dinleyen Mira, kulak kesilmiş: “Lunaparkta dönme dolaba bindik! Bakkaldan rengârenk şekerler aldık! Bisiklet yarışında ben birinci oldum!” Mira ilk defa duyduğu bu şeyleri çok merak etmiş. “Demek lunapark diye bir yer var, demek ışıklı şehirler gerçekten de var…” demiş kendi kendine. O gece gökyüzüne bakıp iç geçirmiş: “Acaba ben de şehirde yaşasaydım nasıl olurdu? Belki çok daha eğlenceli bir hayatım olurdu.” Sabah olunca Zıpır, Boncuk ve Işık’la buluşmuş ve kararını açıklamış: “Ben gölümü ve sizleri çok seviyorum ama artık şehirde yaşamak istiyorum.” Demiş. Kurbağa Zıpır telaşla, “Ama Mira, orası kalabalıktır, gürültülüdür. Bizim gibi sakin hayvanlara göre değil.” Demiş. Ördek Boncuk, “Orada taş yok, çimen yok, hatta belki göl bile yoktu.” Demiş. Ama Mira kararlıymış. Arkadaşları ne söylerse söylesin, o çoktan yola çıkmaya karar vermiş. Ertesi sabah sırtına küçük bir çanta hazırlamış, içine en sevdiği taşını, bir avuç çiçek yaprağını ve biraz da kuru yosun koymuş. Günlerce yürümüş. Ormanları aşmış, yokuşlar inip çıkmış, yollardan geçmiş, dereleri geçmiş. Yorulmuş ama hayalindeki şehre ulaşma isteği onu hep ayakta tutmuş. Sonunda yüksek binaların göğe yükseldiği, arabaların korna çaldığı, insanların bir o yana bir bu yana koştuğu büyük bir şehir çıkmış karşısına. İlk başta her şey çok renkliymiş. Reklam panoları, dondurma büfeleri, oyuncakçılar, ışıl ışıl vitrinler… Mira büyülenmiş. Ama zaman geçtikçe garip bir yalnızlık hissetmeye başlamış. Şehirde ona selam veren bir kurbağa, yanında yüzmek isteyen bir balık, oyun oynayacağı bir ördek yokmuş. Bir parkta biraz su bulmuş ama ne göl kadar temizmiş ne de derin. Yalnız başına suya girmiş ama taşın üzerine çıkacak bir yer bulamamış. Karnı acıktığında, çöplerin arasında yiyecek aramış ama uygun bir şey bulamamış. Bazı kediler onun yanına yaklaşmış, Mira korkudan kabuğuna çekilmiş. Yorgun düşüp bir duvar kenarına kıvrıldığında ağlamaya başlamış. “Ne yaptım ben? Evimi, dostlarımı bıraktım da ne oldu?” demiş. Tam o sırada çöp konteynerinin yanında sessizce duran yaşlı bir kirpi ona yaklaşmış. “Neden bu kadar üzgünsün küçük dostum?” diye sormuş. Mira her şeyi anlatmış. Kirpi, uzun beyaz bıyıklarını oynatarak tebessüm etmiş. “Bazen en büyük hazineler en çok alıştığımız yerlerde gizlidir. Belki de gerçek mutluluk zaten sahip olduklarımızdır.” demiş.

Kaplumbağa Mira’nın Gölü Terk Etme Masalı

Kirpi ona dönüş yolunu tarif etmiş. Mira sabahın ilk ışıklarıyla yola çıkmış. Yorulmuş, su içmiş, gölge altında dinlenmiş ama durmamış. Günler geçmiş. Sonunda tanıdığı çiçeklerin arasına, küçük dostlarının yaşadığı göle ulaşmış. Zıpır, Boncuk ve Işık onu görünce sevinçle etrafında zıplamış. Mira onları görünce gözyaşlarını tutamamış. “Evimden başka hiçbir yer bana huzur vermiyor.” demiş. O günden sonra Mira bir daha hiçbir zaman gölünden ve dostlarından ayrılmamış. Her gün aynı yerde güneşi selamlamış, dostlarıyla şarkılar söylemiş, gökyüzüne bakarken şöyle demiş: “Bazen en güzel hayat, zaten yaşadığımız yerdedir…” Masal da burada bitmiş.

Miniklerimizin ilgisini çekebilir;  Geyik Zuka'nın Masalı

Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.