Karanlıktan Korkan Yavru Ayı

Karanlıktan Korkan Yavru Ayı

Ağustos 4, 2021 1 Yazar: Ezgi E.

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken büyük bir ormanda yaşan bir ayı ailesi varmış. Bu ailenin karanlıktan korkan Ponçik adında küçük bir yavrusu varmış. Bir sabah anne ve babası işe giden Ponçiko kendinden bir kaç yaş büyük olan ablası ile evde yalnız başına kalmış. Ponçik’in ablasının adı da Pıtır mış.

Evde yalnız kalan iki ayı kardeş bütün gün oynamışlar ve çok eğlenmişler. Oyun oynarken bile Ponçiko’nun aklından çıkmayan bir şey varmış büyük ormana gitmek. Ponçiko’nun büyük ormana gidip karanlık korkusunu yenmek istiyormuş. Bu orman da ağaçlar, yapraklar, otlar, çalılar o kadar çokmuş gökyüzü görünmüyormuş. Gündüzleri bile güneş daha tepedeyken bu orman karanlıkmış. Ponçiko ve annesi ormanın içerisinde sürekli yürüdükleri yolu işaretlemişler. İlk önlerine çıkan alan en karanlık olan bölümmüş, orayı aştıktan sonra yaban çileklerinin yetiştiği yer başlıyormuş. Şuan Ponçiko’nun canı bu çileklerden istiyormuş hatta toplayıp annesi ve babasına da götürmek istiyormuş. Ama bunu nasıl yapması gerektiğini bilmiyormuş çünkü o karanlıktan korkan küçük ayı yavrusuymuş. Aklına bir fikir gelmiş. Bir gün annesi Ponçiko’ya bir el feneri hediye etmiş ve karanlıktan korktuğu için onu hep yanında taşımasını istemiş. İşte bu el fenerini yanına alıp gidebilirmiş. Ponçiko buna çok sevinmiş. Ormana gidip çilek toplamaya karar vermiş böylelikle annesine süpriz yapacak ve çilekli yoğurt yiyebilecekmiş.

Ponçiko birden cesaretlenmiş ve Pıtır ile birlikte büyük ormana doğru yürümeye başlamışlar. Ormana giden patika yolu rahatlıkla yürüdüler çünkü saat daha erken ve ağaçlarda oldukça azdı. Pıtır çilek tarlasına giden yolu çok iyi biliyordu ve Ponçiko’da ablasına el fenerini tutarak yardımcı oluyordu. Bir süre daha yürüdükten sonra ağaçlar çoğalmaya ve gökyüzünü kapatmaya başlamış. Ponçiko bir an da korkmaya başladı ve birden durdu ve ” Eve gidelim” dedi. Pıtır ” Ponçiko çilek tarlasına gitmek istemiyor musun?” diye sordu. Ponçiko o kadar çok korkmuştu ki şuan çilek hiç umrunda değildi. “Eve gidelim lütfen Pıtır” diye tekrarladı Ponçiko ve ağlamaya başladı. Pıtır Ponçiko’ya el fenerini almasını söyledi. Ama Ponçiko çok korktuğu için kıpırdayamıyordu ve el fenerini de açamadı. Hala ağlıyor ve eve gidelim diye sayıklıyordu. Pıtır el fenerini eline aldı fakat bir türlü açamadı. Çilekleri tek başına toplayıp gelebilirdi ama Ponçiko ormanda yalnız kalamazdı. En sonunda Pıtır da pes etti ve “Eve gidelim” dedi. Ponçiko hem eve gitmek istiyor hemde çilekleri toplamak istiyormuş. Bu sefer de çilek istiyorum diye ağlamaya başlamış küçük yavru ayı. Artık gözleri ağlamaktan acıyan Ponçiko el fenerini Pıtır’ın elinde görmüş ve geri almış. Fenere hafifçe vurarak açma düğmesini bulmuş ve birden fener açılmış. Fenerin açılması ile birlikte etraf aydınlanmış ve çilek tarlasına gitmek için yeterli ışığa kavuşmuşlar.

Ayı Ailesi

El fenerinin aydınlattığı yoldan hemen çilek tarlasına gitmişler ve bir sürü çilek toplamışlar. Çilek toplamaları bittikten sonra hızlı bir şekilde tekrardan geri dönmüşler. Eve vardıklarında anneleri ve babaları işten gelmiş çocuklarının nerde olduklarını merak ediyorlarmış. Eve giren Ponçiko koşarak annesine sarılmış ve topladıkları çilekleri vermiş. Annesi çilekleri görünce çok şaşırmış e Ponçikonun o karanlık büyük ormanda nasıl yürüdüğünü merak etmiş. Yaşadıkları her şeyi anne ve babalarına anlatmışlar. Annesi Ponçiko ve Pıtır’a bir daha karanlık ormana tek başlarına girmemeleri gerektiğini söylemiş. Ponçiko’nun da korkusunu yendiği için sevindiğini ve annesi olmadan bir daha çilek toplamaya gitmemesi gerektiğini tekrarlamış.

Burada da masal bitmiş…