
Mira ve Arda’nın Özlem Haftası Hikayesi
Kasım 19, 2025Hikayenin Özeti: Mira ve Arda isimli iki kardeş, sürekli kavga ettikleri için bir süre ayrı evlerde kalırlar. Uzak kalınca birbirlerini ne kadar çok özlediklerini fark ederler. Yeniden bir araya geldiklerinde artık kavga etmek yerine konuşmayı, paylaşmayı ve birlikte oyun kurmayı öğrenirler. Sevgi ve kardeşliğin gücünü anlatan sıcak bir hikaye.
Bir zamanlar, küçük bir kasabada Mira ve Arda adında iki kardeş yaşarmış. Bu iki kardeş birbirlerini çok severmiş ama nedense her gün küçük şeyler yüzünden kavga edip dururlarmış. Mira Arda’nın oyuncaklarını izinsiz aldığı için kızar, Arda da Mira’nın boyalarını karıştırdığı için söylenirmiş. Anneleri bazen “Siz aslında birbirinizin en iyi dostusunuz, neden böyle yapıyorsunuz?” diye sorarmış ama kardeşler o anki öfkeden bunu hiç düşünmezmiş.
Bir gün yaz tatili başlamış. Aile büyük bir karar vermiş: Mira bir hafta boyunca halalarının evinde kalacak, Arda da dedelerinin yanında kalacakmış. Tatilin ilk günü Mira çok heyecanlanmış. Halasının evinde yeni bir oda, yeni oyuncaklar ve farklı bir bahçe varmış. Arda ise dedesinin büyük bahçesinde oynayacağı tüm oyunları düşünerek sevinçle hazırlanmış. İlk gün her şey çok güzel geçmiş. Mira halasıyla kurabiye yapmış, Arda dedesiyle uçurtma uçurmuş. Ama akşam olunca ikisinin de içi biraz tuhaf olmuş. Mira odasında tek başına oynarken birden fark etmiş: “Arda olsa şimdi kurabiyeleri beğenmediğini söyleyip yüzünü buruştururdu… Ama sonra hepsini yerdi,” deyip gülmüş. Aynı saatlerde Arda da dedesinin bahçesinde oturmuş, Mira’yı düşünüyormuş: “Mira olsa şimdi bu uçurtmanın kuyruğunu daha renkli yapmamı söylerdi,” diye mırıldanmış. Mira olmadığında oyunlar biraz eksik kalmış. Günler geçtikçe kardeşler birbirlerini daha çok özlemiş. Mira yaptığı bir resmi Arda’ya göstermek istemiş ama yanında Arda yokmuş.
Arda yeni öğrendiği bir bulmacayı Mira’ya sormak istemiş ama Mira yanında değilmiş. Bir hafta sonra aile tekrar bir araya gelmiş. Mira arabadan iner inmez koşarak Arda’ya sarılmış. Arda da “Seni çok özledim, bir daha boyalarını karıştırdığına kızmayacağım!” demiş. Mira gülmüş: “Ben de oyuncaklarını izinsiz almayacağım. Sensiz hiçbir şey eskisi kadar eğlenceli değilmiş.” O günden sonra kavga sesleri duyulmaz olmuş. Tabii ki bazen anlaşamadıkları oluyormuş, ama artık birbirlerine bağırmak yerine konuşuyorlarmış.
Mira, “Senin fikrini merak ediyorum,” demeyi öğrenmiş. Arda da, “İstersen beraber yapalım,” diye teklif etmeye başlamış. Birlikte resimler yapmışlar, birlikte koşmuşlar, birlikte oyun kurmuşlar. En önemlisi, uzak kaldıklarında anladıkları şeyi hiç unutmamışlar: Kardeş olmak, bir arada olduğunda her şeyi daha güzel yapan sihirli bir bağmış.

Ve böylece kavga etmeyi unutan kardeşler, kasabalarının en uyumlu, en neşeli ikilisi olmuş. Onların kahkahaları tüm mahalleyi şenlendirmiş. Bir daha da ayrılık günlerinde birbirlerini özlemenin nasıl bir duygu olduğunu hiç unutmamışlar. Gökyüzündeki bulutlar bile onların barışını kutluyor gibi hafifçe süzülerek güneşi ortaya çıkarıyormuş. Ve hikaye burada mutlu bir kardeş gülüşüyle son bulmuş.
Daha fazla hikaye okumak isterseniz Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz.



Ezgi Hanım masallarınızı ilk günden bu yana “acaba Ezgi ablan bugün ne yazmış” diyerek merakla ve keyifle bebeğime okuyorum. Emeğinize sağlık. Paylaştığınız için teşekkür ederim.