
Nezaket Öğrenen Kaba Maymun Masalı
Ekim 2, 2025Ormanda yaşayan kaba maymun Muko, küçük hayvanlara karşı saygılı ve nazik olmayı öğrenerek gerçek dostluğun yolunun kibarlıktan geçtiğini keşfeder.
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, koca ağaçların gökyüzüne kadar uzandığı yemyeşil bir orman varmış. Bu ormanda herkes birbirini tanır, dostça yaşarmış. Sincaplar sabah erkenden fındık toplar, kuşlar neşeli şarkılar söyler, tavşanlar oyunlar oynarmış. Ama bu güzel ormanda herkesin biraz çekindiği biri varmış: Maymun Muko. Muko, ormanın en iri ve en güçlü hayvanlarından biriymiş. Kolları uzun, sesi gür, adımları gürültülüymüş. Ama onu diğerlerinden ayıran asıl şey, kaba davranışlarıymış. Küçük hayvanların önünden geçerken onları itip kakar, konuşurken sözlerini keser, yardım istediklerinde yüzünü bile çevirmezmiş.
Bir gün sabah erkenden, ormanın en küçük canlılarından biri olan minik sincap Lina, bir sepet dolusu fındığı yuvasına taşımaya çalışıyormuş. Sepet oldukça ağırmış ve Lina’nın gücü yetmiyormuş. Tam o sırada Muko kocaman adımlarla yanlarından geçmiş. “Hey Muko!” diye seslenmiş Lina nazikçe. “Bana şu sepeti taşımamda yardım eder misin?” Muko duraksamadan omuz silkmiş. “Benim işim gücüm var, sen kendin taşı! Küçüksün diye her işine koşmamı mı bekliyorsun?” diyerek yürüyüp gitmiş. Lina üzülmüş ama bir şey diyememiş. Ertesi gün, tavşan kardeşler Mino ve Toto, çiçeklerle süsledikleri bir piknik alanı hazırlıyormuş. Herkes davetliymiş, ama Muko ortalığı karıştırmaya bayılırmış. Piknik yerine gelince koşa koşa masa örtüsünün üzerine atlamış, sepetleri devirmiş, meyveleri yerlere saçmış. “Hey Muko!” demiş Mino öfkeyle. “Ne yapıyorsun, emek verdik bunlara!” “Ne olmuş yani? Ben de eğlenmek istedim!” diye kahkaha atmış Muko ve sallana sallana uzaklaşmış. Artık ormandaki küçük hayvanlar Muko’yu görünce kaçmaya başlamış. Onunla oyun oynamak istemiyor, konuşmaktan çekiniyorlarmış. Fakat Muko bunun farkında bile değilmiş. “Ne kadar da sessiz oldu bu orman,” diye düşünüyormuş, ama nedenini anlamıyormuş. Günlerden bir gün, ormanda büyük bir fırtına çıkmış. Rüzgar ağaçları sallıyor, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyormuş. Muko, dev bir dalın altında sığınacak yer ararken ayağı kaymış ve büyük bir çukura düşmüş! Çukur oldukça derinmiş ve Muko ne kadar zıplasa da dışarı çıkamıyormuş. “Hey! Biri bana yardım etsin!” diye bağırmış. Fakat etrafta kimse yokmuş. Kuşlar ağaçlara saklanmış, tavşanlar yuvalarına kaçmış, sincaplar kovuklarına çekilmiş. Saatler geçmiş, Muko iyice umudunu yitirmiş. Tam o sırada minik adımların sesi duyulmuş. Gelen, küçük sincap Lina’ymış. Yanında tavşan kardeşler ve birkaç dostu daha varmış. “Muko, sesini duyduk. Sana yardım edeceğiz,” demiş Lina. “Gerçekten mi? Ben size hiç iyi davranmadım ki…” diye fısıldamış Muko utançla. “Nezaket, sadece karşılık bekleyince değil, gerektiğinde de gösterilir,” demiş Mino gülümseyerek. Hayvanlar birlikte dalları, sarmaşıkları ve taşları kullanarak bir merdiven yapmış. Muko dikkatlice tırmanmış ve sonunda dışarı çıkmayı başarmış. Yorgun, ıslanmış ama çok düşünceliymiş.

O günden sonra Muko değişmeye karar vermiş. Artık sincap Lina’nın sepetini taşımak için gönüllü oluyor, tavşan kardeşlerin oyunlarına katılmadan önce izin istiyor, kuşların şarkılarına kulak verip onları alkışlıyormuş. Zamanla, ormandaki herkes Muko’yu yeniden sevmeye başlamış. Artık kimse ondan korkmuyor, tam tersine onunla vakit geçirmek için sabırsızlanıyormuş. Muko da o gün öğrendiği dersi hiç unutmamış: “Gerçek güç, kaba olmakta değil; başkalarına karşı nazik ve saygılı davranabilmektedir.” Ve ormanda bir daha kimseyi inciten, kaba davranan bir maymun görülmemiş. Masal da burada bitmiş.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.


