Deniz ve Küçük Bulutun Masalı

Deniz ve Küçük Bulutun Masalı

Ekim 3, 2025 0 Yazar: Ezgi E.

Yağmurdan korkan küçük bir çocuk, bir bulutla tanışarak yağmurun aslında doğa için ne kadar önemli ve güzel olduğunu öğrenir.


Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur içinde, küçük ve şirin bir kasabada, üç yaşında sevimli bir çocuk yaşarmış. Adı Deniz’miş. Deniz’in en sevdiği şey, bahçede koşturmak, çiçeklerle oynamak ve annesinin yaptığı kurabiyeleri yemekmiş. Ama bir şey varmış ki, Deniz ondan çok korkarmış: Yağmur! Ne zaman gökyüzü kararır, damlalar pencereye vurmaya başlasa Deniz hemen annesinin kucağına koşar, “Anneee! Yağmur geldi, saklanalım!” dermiş. Oysa annesi her seferinde gülümseyerek, “Korkma tatlım, yağmur kötü değil. Hadi birlikte izleyelim,” dese de Deniz gözlerini kapatır, dışarı bakmak bile istemezmiş.

Günlerden bir gün gökyüzü yine bulutlarla dolmuş. Deniz hemen perdeleri kapatmış ve oyuncak ayısına sarılmış: “Bugün dışarı çıkamayacağız Ayıcık… Yağmur geliyor yine…” diye mırıldanmış. Tam o sırada pencereye minik bir ses vurmuş: “Tık… tık… tık…” Deniz merakla perdeyi aralamış. Gözlerine inanamamış! Pencerenin önünde minik, pamuk gibi bir bulut duruyormuş! “Merhaba Deniz!” demiş gülümseyerek. “Ben Bulutcuk. Gördüm ki yağmurdan korkuyorsun. Sana yağmurun gerçek yüzünü göstermek istiyorum” Demiş. Deniz şaşkınmış ama çok da merak etmiş. “Yağmur kötü değil mi?” diye sormuş. Bulutcuk kahkaha atmış. “Kötü mü? Hayır! Gel bakalım, sana yağmurun sırrını göstereyim!” Bir anda Deniz ve Ayıcık kendilerini Bulutcuk’un sırtında gökyüzünde bulmuşlar. Aşağıya baktıklarında yemyeşil bir orman, rengarenk çiçekler ve mutlu hayvanlar görmüşler. “Baksana Deniz,” demiş Bulutcuk. “Bu ağaçlar susuz kalınca yapraklarını döker, çiçekler boyunlarını büker. Ama yağmur yağınca…” O anda incecik damlalar yeryüzüne düşmeye başlamış. Şıp… şıp… şıp… Ağaçlar canlanmış, çiçekler gülümsemiş, arılar yeniden uçmaya başlamış. “Çiçekler su içer gibi oldu!” demiş Deniz şaşkınlıkla. “Evet,” demiş Bulutcuk. “Yağmur onlar için içecek gibidir. Hem sadece bitkiler değil, hayvanlar da yağmuru bekler.” Biraz ileride küçük bir sincap, yağmur suyuyla dolan bir yapraktan su içiyormuş. Küçük bir kirpi, su birikintisinde ayaklarını yıkıyor, mutlu mutlu zıplıyormuş. “Yağmur olmasa bu hayvanlar susuz kalır,” demiş Bulutcuk. “Ve biliyor musun? Yağmur sayesinde göller dolar, insanlar su içer, tarlalar yeşerir. Hatta gökkuşağı bile yağmurdan sonra görünür!” O anda gökyüzünde rengarenk bir gökkuşağı belirmiş. Deniz gözlerini kocaman açmış: “Vay canına! Ne kadar güzelmiş!” Bulutcuk gülümsemiş. “İşte yağmurun sırrı bu. Korkulacak bir şey değil, doğanın en büyük hediyesi.” Deniz düşünmüş… Yağmurun kötü bir şey olmadığını anlamış. Hatta şimdi ona çok teşekkür etmek istiyormuş. “Yağmur sayesinde çiçekler açıyor, hayvanlar su içiyor, gökkuşağı bile çıkıyor,” demiş. “Artık ondan korkmayacağım.” Bulutcuk sevinmiş. “Harika! O zaman seni geri götüreyim. Bir dahaki yağmurda pencereye bak ve doğanın dansını izle.”

Deniz ve Küçük Bulutun Masalı

Bir anda Deniz yeniden evindeymiş. Dışarıda yağmur yağıyormuş ama bu sefer perdeyi kapatmamış. Ayıcık’la pencerenin önüne oturmuş, damlaların cama vuruşunu izlemeye başlamış. “Şıp… şıp… şıp…” Artık bu ses onu korkutmuyormuş. Tam tersine içi mutlulukla dolmuş. Çünkü biliyormuş ki, her damla dünyaya can veriyor. Ve o günden sonra Deniz ne zaman yağmur yağsa, pencereye koşar ve “Hoş geldin yağmur!” dermiş. Masal da burada bitmiş.

Miniklerimizin ilgisini çekebilir;  Uyumayı Hiç Sevmeyen Filin Masalı

Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.