
Orman Tepesindeki Kardeşlerin Masalı
Ağustos 6, 2025Ormanın yüksek tepelerinde yaşayan küçük sincap Pofuduk, anne ve babasıyla huzurlu bir yaşam sürmektedir. Bir gün ailesi ona bir kardeşi olacağını söyler. Pofuduk önce sevinse de sonra kıskanmaya başlar. Zamanla, kardeşliğin aslında paylaşmaktan daha fazlası olduğunu keşfeder.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde uzak diyarlardaki yemyeşil bir ormanda, meşe ağaçlarının en yüksek dallarında yaşayan sevimli bir sincap ailesi varmış. Bu ailenin en meraklı üyesi, tüylü kuyruğuyla dikkat çeken minik sincap Pofuduk’muş.
Pofuduk günlerini ağaçların arasında zıplayarak, kozalak toplayarak ve annesiyle yaprak çayı içerek geçirirmiş. Babası ona sık sık eski orman hikâyeleri anlatır, yıldızlar çıktığında birlikte gökyüzünü izlerlermiş. Hayatı huzurlu ve eğlenceliymiş. Bir sabah, anne sincap Pofuduk’u yanına çağırmış. Gözleri parlıyormuş ama biraz da heyecanlıymış. “Pofuduk,” demiş yumuşak sesiyle, “sana bir sürprizimiz var.” Pofuduk heyecanla kuyruğunu sallar. “Yeni bir salıncak mı? Yoksa kozalak kekinden mi yapacağız?” Babası gülümsemiş. “Bu kez daha farklı bir şey. Yakında bir kardeşin olacak.” Pofuduk bir an duraksamış. “Yani… bizim yuvamızda bir sincap daha mı yaşayacak?” Annesi başını sallamış. “Evet tatlım. Minik bir kardeşin olacak. Sana benzeyecek ama daha küçük olacak.” Pofuduk önce çok sevinmiş. “Ne güzel! Onunla oynarım, birlikte ceviz ararız!” Ama gece olunca, aklında bazı sorular dolanmaya başlamış. “Peki ya annem artık benimle yaprak çayı içmezse? Babam bana hikâye anlatmazsa? Ya her şey onun etrafında dönerse?” Zamanla, yuva içindeki değişiklikler de Pofuduk’un bu düşüncelerini artırmış. Minicik bir yatak hazırlanmış, eski oyuncaklar kutudan çıkarılmış, annesi daha çok dinlenmeye başlamış. Babası da sürekli bir şeyler taşıyormuş. Pofuduk kendini yalnız ve unutulmuş hissetmeye başlamış. Bir gün, en sevdiği meşe dalında sessizce otururken babası yanına gelmiş. “Pofuduk, neden bu kadar sessizsin?” demiş. Pofuduk başını eğmiş. “Artık beni sevmeyeceğinizi düşünüyorum. Hep kardeşimle ilgileniyorsunuz.” Babası bir an gülümsemiş, sonra onu sarılmış. “Ah Pofuduk… Seni ilk kez kucağımıza aldığımız günü hatırlıyorum. O an seni ne kadar çok sevdiysek, şimdi de o kadar çok seviyoruz. Bu değişmedi, değişmeyecek.” Annesi de gelmiş, elini Pofuduk’un omzuna koymuş. “Kardeşin küçük olduğu için biraz daha dikkatli olmamız gerekecek. Ama seni her zaman kalbimizin ortasında taşıyacağız.” Babası devam etmiş: “Sen onun abisi olacaksın. Onun kahramanı. Ona ormanı sen tanıtacaksın. Zıplamayı, ceviz saklamayı, yaprak çayı içmeyi sen öğreteceksin. Ve o seni çok sevecek.” Pofuduk bunları duyunca içi rahatlamış. Yalnız olmadığını, sevilmeye devam edeceğini bilmek ona güç vermiş. O günden sonra kardeşini sabırsızlıkla beklemeye başlamış. Ona minik oyuncaklar hazırlamış, birlikte oynayacakları oyunlar hayal etmiş.

Ve bir sabah, güneş meşe dallarını aydınlatırken, minik bir sincap yavrusu yuvaya gelmiş. Tüyleri yumuşacık, gözleri meraklıymış. Pofuduk onu ilk gördüğünde içi sevgiyle dolmuş. Adını birlikte koymuşlar: Pıtırcık. Artık ormanın yüksek dallarında sadece bir değil, iki sevimli sincap zıplıyormuş. Biri kardeşliğin ne kadar güzel olduğunu öğrenmiş, diğeri de abisinin ne kadar harika biri olduğunu keşfetmiş. Ve ormanın rüzgârı bile bu iki kardeşin neşesine eşlik etmiş. Masal da burada, bir meşe dalının ucunda tatlı tatlı bitmiş.
Daha fazla kısa masal uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.


