
Minik Arı Nila’nın Masalı
Aralık 10, 2025Masalın Özeti: Bu masalda, vadide yaşayan meraklı arı Nila’nın çiçeklerin neden kaybolduğunu araştırırken doğayı korumanın önemini nasıl öğrendiği anlatılmaktadır. Masal, çocuklara küçük bir canlının bile kararlılıkla hareket ettiğinde çevresini değiştirebileceğini öğreten güçlü ve umut dolu bir mesaj taşımaktadır.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde yemyeşil çim ve rengarenk çiçeklerle kaplı bir vadi varmış. Bu vadi de bir çok küçük hayvan yaşarmış. Uğur böcekleri, kaplumbağalar, sincaplar, tavşanlar, tırtıllar, kelebekler… Arı Nila da bu vadide yaşayan hayvanlardan birisiymiş. Arılar her sabah erkenden kalkar, çiçeklerin yanına sevinçle gider, en güzel polenleri toplarlarmış.
Günlerden bir gün Nila erkenden uyanmış, neşeyle kovanından çıkmış ve çiçeklerin yanına uçmuş. Ama bugün diğer günler gibi değilmiş, Nila çayırda büyük bir farklılık olduğunu hemen anlamış. Çünkü o gün çiçeklerin o neşeli renkleri yokmuş. Bir çok çiçek yerinde yokmuş, kalan çiçeklerde solmak üzereymiş, hepsinin renkleri kaybolmuş, vadi yok olmak üzereymiş. Nila ne olduğunu anlamamış ve hemen Kraliçe Arı’nın yanına gitmiş. Nila üzgün bir sesle “Kraliçem, vadi eskisi gibi değil, bütün renkler gitmiş, çiçekler solmak üzere” demiş. Kraliçe Arı bunun nedenini biliyormuş ama nasıl anlatacağını bilemiyormuş. Kraliçe Arı derin bir iç çekmiş. “İnsanlar yeni bir yol yapmak için çayırlıkların bir kısmını temizlemişler. Birçok çiçek yerinden taşınmış, bazıları da zarar görmüş. Yeni bitkiler yetişene kadar polen bulmak zorlaşacak.” Nila, bu durumu duyunca çok üzülmüş. Vadiyi eski neşesine kavuşturmak için bir şey yapılması gerektiğini düşünmüş ve hemen diğer arıları toplamış. “Hep birlikte çalışırsak yeni çiçeklerin büyümesine yardım edebiliriz!” demiş kararlılıkla. Arılar dört bir yana dağılmışlar. Nila, ormanın kenarında tek başına duran, yaprakları solmuş bir menekşe görmüş. Yanına yaklaşınca menekşe incecik bir sesle fısıldamış: “Toprak kuru… Yağmurlar da az yağdı. Artık gücüm kalmadı.” Demiş. Nila bunu duyunca hiç vakit kaybetmemiş. Ormana doğru uçmuş ve toprağı nemlendirecek bir su kaynağı aramaya başlamış. Bir süre sonra küçük bir dere bulmuş. Kanatlarıyla geniş bir yaprağı katlamış, içine su doldurmuş ve menekşenin yanına taşıyarak köklerine dökmüş. Menekşe yavaşça canlanmaya başlamış. Nila hemen diğer arıları çağırmış. Arılar hep birlikte toprağı havalandırmışlar, yeni tohumlar taşımışlar ve kurumuş alanları yeniden yeşertmek için uğraşmışlar. Günler geçmiş, vadi her bir damla emekle yeniden renklenmiş. Mor menekşeler, sarı papatyalar, pembe çan çiçekleri yeniden açmış.

Bir sabah Kraliçe Arı bütün koloniyi topladıktan sonra gururla konuşmuş: “Nila, doğayı korumanın yalnızca insanların değil, bizlerin de görevi olduğunu hepimize göstermiş oldun. Bir çiçeğe yardım ederek tüm bir vadinin değişmesine öncülük ettin.” Demiş. Nila utangaç bir gülümsemeyle kanatlarını çırpmış. “Ben sadece elimden geleni yaptım. Bir çiçeği kurtarmak, bazen bütün dünyayı güzelleştirebilirmiş.” demiş. Ve o günden sonra vadi, doğayı koruyan küçük kahramanların çabasıyla daha da güzelleşmiş. Masal da burada bitmiş.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masalı beğenmeniz bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.


