Paylaşmayı Öğrenen Mini Ördek Masalı

Paylaşmayı Öğrenen Mini Ördek Masalı

Kasım 16, 2025 3 Yazar: Ezgi E.

Masalın Özeti: Bu masalda, paylaşmayı bilmeyen küçük bir ördeğin, arkadaşlarının yardımıyla paylaşmanın mutluluğunu keşfetmesini okuyacaksınız.


Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde göl kıyısında minicik, sarı tüyleri pırıl pırıl parlayan bir ördek yaşarmış. Minik ördeğin adı Mini’ymiş. Mini, gölün en sevimli ördek yavrularından biriymiş. Oyun oynamayı, gölde yüzmeyi, güneşin doğuşunu ve batışını izlemeyi çok severmiş. Fakat gelin görün ki Mini’nin ailesini üzen bir huyu varmış. Küçük ördek hiç bir eşyasını, yiyeceği yemeğini, kıyafetini paylaşma istemezmiş. Mini her sabah, erkenden uyanır, yemek yiyeceği kasesini alır, yemekle doldururmuş. Kardeşleri yanına gelince hemen saklar, “onlar benim, sakın almaya kalkmayın” dermiş. Diğer ördek yavruları onun bu davranışına üzülürmüş ama Mini’nin bir gün paylaşmayı öğreneceğine inanırlarmış.

Günlerden bir gün Mini, her zamanki gibi erkenden kalkmış, kahvaltısını yapmış ve oynamak için gölün kıyısına gitmiş. Orada yüzen balıkları seyrederken, gölün arkasında ki çalıların arasında bir kırmızı bir şey görmüş. Onun ne olduğunu merak eden Mini, hızla çalıların yanına gitmiş ve eğilip bakmış. Orada duran, parlak kırmızı bir topmuş. Tıpkı bir elma gibi yuvarlakmış ve yüzeyi ışıl ışıl parlıyormuş. Mini topa bayılmış; onu alarak evinin bahçesine gitmiş. Tek başına zıplatmış, ayağıyla itip geri getirmiş. Her seferinde kendi kendine gülüp eğlenmiş. Bir süre sonra yanına meraklı kaplumbağa Tiko, zıplayan minik kurbağa Mino ve tatlı sesli serçe Pipik gelmiş. Pipik heyecanla kanatlarını çırpmış: “Mini, ne güzel bir top bulmuşsun! Birlikte oynayalım mıy?” Diye sormuş. Mini hemen topu arkasına saklamış. “Olmaz! Bu benim.” Demiş. Mino hayal kırıklığıyla bir taşın üzerine konmuş. “Beraber oynamak çok daha eğlenceli olurmuş…” diye mırıldanmış. Mini onları umursamadan oynamaya devam etmiş. Ama bir süre sonra fark etmiş ki tek başına oynamak o kadar da eğlenceli değilmiş. Arkadaşlarının gülüşleri olmadan bir top, sadece yukarı zıplayıp tekrar aşağı düşen bir yuvarlaktan ibaretmiş. O sırada bir rüzgar esmiş ve Mini’nin topu hızla yuvarlanıp göle doğru ilerlemiş. Mini yetişmeye çalışmış ama top suya düşmüş. Hafifçe batıp çıkıyormuş ve her dalga ile biraz daha uzaklaşıyormuş. Mini panikle bağırmış: “Topum gidiyor Ne yapacağım? Yetişemiyorum!” Arkadaşları hemen harekete geçmiş. Kurbağa Mino suya atlamış, hızlı yüzüşüyle topun yanına ulaşmış. Tiko göl kıyısında durup Mini’yi sakinleştirmeye çalışmış. Serçe Pipik ise yukarıdan uçarak topun yerini takip etmiş. Mino, topu ittiği gibi kıyıya doğru yönlendirmiş. Pipik de rüzgarın tersinden uçarak topun daha fazla uzaklaşmasını engellemiş. Sonunda Mini topuna kavuşmuş. Mini topu kanatları arasına almış, arkadaşlarına bakınca içi şükranla dolmuş. “Bana yardım ettiniz… Oysa ben size hiç oyun oynama şansı vermemiştim. Üstelik topu birlikte kurtardık. Aslında beraber oynamak çok daha güzel.” Demiş. Diğerleri gülümsemiş. Mini topu ortaya koymuş: “Hadi! Bu sefer birlikte oynayalım mıy? Hepimiz sırayla topu zıplatırız!” Demiş.

Paylaşmayı Öğrenen Mini Ördek Masalı

Böylece topu sırayla zıplatmışlar, neşeyle kahkahalar atmışlar. Mini o gün çok önemli bir şey öğrenmiş: Paylaşmak bir şeyi eksiltmezmiş; tam tersine mutluluğu, oyunu ve dostluğu çoğaltırmış. Akşam eve döndüğünde annesi “Mini, bugün güzel vakit geçirdin mi?” Diye sormuş. Mini gülümsemiş. “Evet anne! Çünkü ben bugün paylaşmayı öğrendim!” Demiş. Ve o günden sonra Mini, gölün en cömert, en neşeli ördek yavrularından biri haline gelmiş. Masal da burada bitmiş.

Miniklerimizin ilgisini çekebilir;  Açgözlü Tilki ve Çalışkan Tavşan Masalı

Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.