Banu ve Çilek Fidesi Hikayesi

Banu ve Çilek Fidesi Hikayesi

Eylül 9, 2025 0 Yazar: Ezgi E.

Bir zamanlar, tek katlı evlerin olduğu, çocukların özgürce koşup oynadığı, kuzuların meelediği, kuşların cıvıldadığı bir köy varmış. Banu da bu köyde yaşayan çocuklardan biriymiş. Banu, hayvanlarla vakit geçirmeyi, çiçekleri sulamayı, çimlerde yuvarlanıp, böceklerin hareketlerini izlemeyi çok severmiş. Evde en sevdiği yer bahçeymiş.

Günlerden bir gün Banu ve annesi, köy pazarına gitmiş. Birlikte bir çok sebze ve meyve almışlar. Bir tezgahta ise çeşit çeşit fideler ve tohumlar varmış. Banu merakla “Anne bunlar ne?” diye sormuş. Annesi “Bunlar tohum ve fideler kızım. Yetiştirmek istediğimiz sebzelerin, meyvelerin tohumlarını eker, onlara bakar ve bir süre sonra olanları toplarız.” demiş. Banu’nun gözlerinin parladığını gören annesi “İstersen bir fide de biz alalım” demiş. Banu sevinçle “Çok isterim anne, çilek fidesi alalım” demiş. Banu fidesini aldığında heyecan içinde eve gitmiş. Annesinin işleri bittiğinde, Banu heyecanla “Anneciğim, onu ben dikebilir miyim?” diye sormuş. Annesi gülümsemiş: “Tabii ki, senin ellerin de toprağı sever. Beraber dikelim” demiş. Banu hemen bahçenin en güneş gören köşesini seçmiş. Ellerine minik bir kürek almış, annesiyle birlikte toprağı kazmışlar. Fidanı dikkatlice yerleştirmişler, üzerine yumuşacık toprak örtmüşler. Banu fidanına su vermiş ve ona şöyle fısıldamış: “Büyü de bana kırmızı kırmızı çilekler ver.” Günler birbirini kovalamış. Banu her sabah fidanına koşmuş, toprağını sulamış, yapraklarını okşamış. Onunla konuşmak Banu’ya oyun gibi geliyormuş. Fidan da sanki bu sevgiyi anlamış gibi hızla büyümüş. Bir süre sonra yaprakları çoğalmış, üstünde bembeyaz çiçekler açmış. Banu bu çiçekleri görünce iyice heyecanlanmış, çünkü annesi ona çileklerin önce çiçek açıp sonra meyveye döneceğini söylemiş. Derken çiçeklerin yerinde minicik yeşil çilekler belirmiş. Banu onları görünce mutluluktan yerinde duramamış. Ama çilekler daha çok küçücükmüş ve yeşil renkteymiş. Banu dayanamayıp annesine, “Anne, artık yiyebilir miyim?” diye sormuş. Annesi gülümseyerek, “Hayır yavrum, çilekler olgunlaşmadan yenmez. Sabırlı olmalısın, yoksa tadı seni mutlu etmez” demiş. Banu beklemeye çalışmış ama merakı çok büyükmüş. Günlerce çileklere bakmış, büyümelerini izlemiş. Derken bir sabah sabrını kaybetmiş. Gizlice bahçeye çıkmış, en büyük görünen yeşil çileği koparıp ağzına atmış. Fakat birden yüzü ekşimiş. Çilek o kadar ekşiymiş ki Banu’nun gözlerinden yaşlar süzülmüş. Tam da annesinin dediği gibi olmuş. Banu pişman olmuş. Koşarak annesine gitmiş, yaptığı hatayı anlatmış. “Anne dayanamadım ve çileği koparıp yedim, tadı çok kötüydü” demiş. Annesi ise kızına hiç kızmamış. “Dürüst olduğun için sevindim. Artık sabrın ne kadar önemli olduğunu öğrendin” demiş.

Banu ve Çilek Fidesi Hikayesi

O günden sonra Banu, çileklerine gözü gibi bakmış. Onlara şarkılar söylemiş, yapraklarını temizlemiş, su vermeyi hiç ihmal etmemiş. Sabırla beklemiş. Günler sonra minicik yeşil çilekler kıpkırmızı olmuş, güneşte parıldamış. Banu büyük bir sevinçle ilk olgun çileği koparıp yemiş. Çilek öyle tatlıymış ki sanki şekerden yapılmış gibiymiş. Mutluluğu sadece kendine saklamamış. Komşu çocuklarını çağırmış, birlikte çilekleri toplamışlar. Banu çilekleri ikram etmiş, arkadaşlarının yüzünde kocaman gülümsemeler görmüş. O gün Banu anlamış ki sabretmenin ödülü hem daha tatlı, hem de paylaşınca daha güzelmiş.

Miniklerimizin ilgisini çekebilir;  Arkadaşını Kurtaran Çocuk Hikayesi

Daha fazla hikaye okumak isterseniz Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz.