
Orman Kulübesindeki Ayı Bobo’nun Masalı
Temmuz 31, 2025Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde uzak, yemyeşil bir ormanın en sakin köşesinde, dev çam ağaçlarının arasında bir kulübe varmış. Bu kulübede anne ayı ile onun sevimli yavrusu Bobo yaşarmış. Kulübe tamamen kütüklerden yapılmış, çatısı yosunlarla kaplanmış, önünde minik bir bahçe olan sıcacık bir yermiş.
Anne ayı her sabah gün doğmadan uyanır, orman meyvelerini toplar, mantar kurutur, kış hazırlıkları yaparmış. Evin içi tertemiz, raflar düzenli, her şey yerli yerindeymiş. Bobo ise henüz küçük bir yavruymuş ama artık bazı sorumlulukları alması gerekiyormuş. Ancak Bobo biraz tembel bir ayıymış. Güneş vurduğu anda kendini çimenlerin üzerine atar, miskin miskin göbeğini kaşıyarak yuvarlanırmış. Annesi ona bir şey söylediğinde başını sallar ama sonra yine uyuyakalırmış. Bir sabah anne ayı sepete çay yaprakları koymak için hazırlanmış. Gitmeden önce Bobo’ya dönüp, “Bobo’cuğum, ben orman çayı toplamaya gidiyorum. Dönene kadar çamaşırları yıka, sonra kendine bir meyve tabağı hazırla olur mu?” demiş. Bobo içini çekerek, “Tamam anne,” demiş. Ama aklından da şu geçmiş: “Ben biraz kestiririm, nasıl olsa sonra yaparım.” Anne ayı ormanın derinliklerine doğru yola çıkmış. Bobo ise gölgede yattıkça yatmış. Hayaller kurmuş, yaprakların hışırtısını dinlemiş, sonra da uyuya kalmış. Gözünü açtığında hava kararmaya başlamış, gökyüzü bulutlarla kaplanmış. Karnı da guruldamaya başlamış. Koşarak kulübeye girdiğinde ne görsün! Çamaşırlar hâlâ sepette duruyor, mutfakta hiçbir şey hazırlanmamış. Meyve tabakları boş, hatta ocağın altında su bile kalmamış. Dışarıda aniden şiddetli bir yağmur başlamış ve anne ayının dönüşü gecikmiş. Bobo pencereye bakmış, “Keşke annemin dediğini yapsaydım. Şimdi hem karnım tok olurdu hem de annem gelince sevinecekti,” demiş içinden. Biraz da korkmuş. Acaba annesi çok mu üzülecek? Bir saat sonra anne ayı ıslanmış bir şekilde eve dönmüş. Sepeti dolu ama yüzü yorgunmuş. İçeri girdiğinde her şeyin hâlâ olduğu gibi durduğunu görünce duraklamış. “Bobo, hiçbir şeyi yapmadın mı?” demiş. Bobo başını eğmiş. “Çok özür dilerim anne. Söz verdim ama yapmadım. Uyuyakaldım,” demiş mahcup bir sesle.
Anne ayı derin bir nefes almış. “Bobo, söz demek güven demektir. Eğer sözünü tutmazsan, bir daha sana nasıl güvenebilirim? Ben senin büyüdüğünü, bana yardım edeceğini düşünmüştüm,” demiş. Bu sözler Bobo’nun yüreğine işlenmiş. İçinde bir yer sızlamış. Annesinin ne kadar çok çalıştığını, hiçbir zaman şikâyet etmeden her işi yaptığını ilk defa fark etmiş. O gece yatağına girerken kendi kendine söz vermiş: “Yarın yeni bir Bobo olacağım. Sözümü tutacağım.”

Ertesi sabah güneş doğmadan uyanmış. Uykusu olmasına rağmen hemen çamaşırları alıp orman kenarındaki küçük dereye gitmiş. Suyun serinliğine rağmen sabırla tüm çamaşırları yıkamış. Sonra eve gelip mutfağı toplamış, orman meyvelerinden güzel bir tabak hazırlamış. Üzerine nane yaprakları bile koymuş! Anne ayı uyanıp mutfağa geldiğinde şaşkınlıktan duraklamış. “Bobo… bunları sen mi yaptın?” demiş. Bobo gülümseyerek, “Evet anne. Bugünden sonra artık sözümü tutacağım,” demiş. Anne ayı oğlunu kocaman sarılmış. “Benim sorumluluk sahibi ayım olmuş,” demiş gururla. O günden sonra Bobo artık sadece tatlı değil, aynı zamanda güvenilir ve çalışkan bir ayı olmuş. Kulübede işler artık birlikte yapılırmış ve anne ayının omuzundaki yük azalmış. Çünkü artık yanında sözünü tutan minik bir yardımcısı varmış.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.


