
Başkalarını Beklemeyi Öğrenen Çocuk Hikayesi
Haziran 2, 2026Hikayenin Açıklaması: Bu hikaye, her işi aceleyle yapan küçük bir çocuğun, arkadaşlarını ve sevdiklerini beklemenin ne kadar önemli olduğunu öğrenmesini anlatmaktadır. Sabır, anlayış ve birlikte hareket etmenin değerini öğreten bir hikayedir.
Bir zamanlar, yemyeşil ağaçlarla çevrili küçük bir kasabada Mert adında bir çocuk yaşarmış. Mert çok hızlıymış. Çok hızlı koşar, çok hızlı konuşur, hatta yemeklerini bile herkesten önce bitirirmiş ama Mert’in bir huyu varmış: Kimseyi beklemezmiş. Arkadaşlarıyla yürürken hep en öne geçer, oyun oynarken kuralları aceleyle anlatır, bazen arkadaşlarının yetişmesini bile umursamazmış.
Bir gün öğretmeni sınıfa dönüp “Yarın hep birlikte orman yürüyüşüne gideceğiz,” demiş. Bunu duyan Mert çok heyecanlanmış çünkü doğada koşmayı çok seviyormuş. Ertesi sabah bütün çocuklar sırt çantalarını takıp öğretmenleriyle birlikte yola çıkmışlar. Yol boyunca kuş sesleri duyuluyor, hafif rüzgâr ağaç dallarını sallıyormuş ama Mert yine en önden gidiyormuş. “Haydi ama, çok yavaşsınız!” diye seslenmiş arkadaşlarına. Bir süre sonra küçük taşlı bir yola gelmişler. Arkadaşlarından biri olan Deniz’in ayakkabısının bağı çözülmüş. Deniz eğilip bağlamaya çalışırken grup yavaşlamış. Öğretmen: “Biraz bekleyelim çocuklar,” demiş. Fakat Mert çoktan ilerilere gitmiş bile. Bir süre sonra yol ikiye ayrılmış. Mert hiç düşünmeden soldaki patikaya sapmış. Biraz yürüdükten sonra etrafın sessizleştiğini fark etmiş. Ne arkadaşlarının sesi varmış ne de öğretmeninin. Mert durmuş, ilk kez yalnız kaldığını hissetmiş. O sırada hafif bir yağmur başlamış. Mert telaşla etrafına bakmış ama hangi yoldan geldiğini karıştırmış. Tam korkmaya başlamışken uzaktan öğretmeninin sesi duyulmuş. “Mert! Buradayız!” Arkadaşları onun yanına koşmuş. Deniz nefes nefese gülümsemiş. “Seni bekledik,” demiş. Mert çok şaşırmış. “Oysa ben sizi hiç beklemiyordum,” diye düşünmüş içinden. Öğretmeni diz çöküp ona bakmış. “Bazen hızlı olmak güzel olabilir ama birlikte yürümek için birbirimizi beklememiz gerekir.” Demiş yumuşak bir ses tonuyla. Mert başını eğmiş, ilk kez yaptığı şeyi gerçekten anlamış. Dönüş yolunda artık en önde yürümemiş. Deniz’in yanında durmuş. Küçük arkadaşları yorulduğunda yavaşlamış. Hatta su şişelerini taşımalarına yardım etmiş. Yol boyunca birlikte konuşmuşlar, kuş seslerini dinlemişler ve aynı anda gülmüşler.

Mert o gün önemli bir şey öğrenmiş Bir yere tek başına hızlı gitmektense, sevdikleriyle birlikte yürümek daha güzelmiş. Kasabaya döndüklerinde annesi ona “Bugün gezide en çok neyi sevdin?” diye sormuş. Mert gülümsemiş. “Beklemeyi, çünkü insan beklediğinde yalnızca zamanı değil, arkadaşlarını da önemsemiş olurmuş.” O günden sonra Mert hala hızlı koşmayı severmiş ama artık kimseyi geride bırakmazmış. Çünkü gerçek mutluluğun birlikte ilerlemek olduğunu öğrenmiş.
Daha fazla Hikaye okumak isterseniz Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masalı beğenmeniz bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.


