
Emanet Çan Masalı
Şubat 10, 2026Masalın Özeti: Bu masal, çocuklara emanet bilinci, güven, sorumluluk alma ve hatalardan öğrenme kavramlarını kazandırmayı amaçlar. Güvenin davranışlarla güçlendiğini, sorumluluğun olgunlaştırdığını anlatmak amacıyla yazılmıştır.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde sabahların sisli, akşamlarınsa uzun olduğu bir vadi varmış. Bu vadinin adı Rüzgar Vadisiymiş. Rüzgar Vadisinde bir çok hayvan birlikte yaşar hiç sorun çıkmazmış. Herkes zamanın yavaş akmasına, günlerin rüzgarın yönüne, gecelerin ise ayın şekline göre değişmesine ayak uydururlarmış. Vadinin ortasında küçük bir ahşap kulübe varmış ve kulübenin kapısında, gümüşten yapılmış eski bir emanet çanı asılı dururmuş.
Bu çan çok özelmiş. Ne zaman biri başkasına önemli bir şeyi emanet etse, çan hafifçe çınlarmış. Vadide Liko adında genç bir tilki yaşarmış. Liko hızlı koşar, çok merak edermiş ama sabırsızlığıyla tanınırmış. Bir şeyi alır almaz kullanmak istermiş. Beklemeyi ve korumayı pek sevmezmiş. Bir gün bilge kaplumbağa Nora, uzun bir yolculuğa çıkacakmış. Yanına alamadığı küçük, parlayan bir kehribar taşını Liko’ya vermiş. “Bunu sana emanet ediyorum. Dönene kadar korur musun?” diye sormuş. O anda kapıdaki emanet çanı usulca çınlamış. Liko gururlanmış. İlk kez bu kadar değerli bir şey ona emanet edilmiş. Taşı patisiyle çevirmiş, parıltısına bakmış. “Sadece bakacağım,” diye düşünmüş. İlk gün taşı kulübesinde saklamış. İkinci gün arkadaşlarına göstermiş. Üçüncü gün taşı bir oyunda kullanmış. Koşarken taş yere düşmüş, biraz çamura bulanmış. Liko içten içe huzursuz olmuş ama kimseye söylememiş. O gece rüzgar daha sert esmiş. Liko uyuyamamış. Rüyasında emanet çanının durmadan çaldığını görmüş. Uyandığında kalbi hızlı atıyormuş. Taşa bakmış, temizlemiş, yumuşak yapraklara sarmış. “Bu taş bana ait değil, bana emanet edildi” diye düşünmüş. Ertesi gün Liko vadideki en sakin yere gitmiş. Taşı güneşten, yağmurdan, rüzgardan korumuş. Oyunlara katılmamış. Sabretmiş. Zaman geçtikçe taşı korumanın onu yavaşlatmadığını fark etmiş. Aksine, içi rahatlamış.

Günler sonra Nora geri dönmüş. Liko taşı iki patisiyle uzatmış. Gözleri yere bakıyormuş. “Başta dikkat edememiştim ama sonra anladım.” Nora taşı almış, gülümsemiş. “Emaneti korumak kusursuz olmak değil, sorumluluk almayı öğrenmektir.” demiş. O anda emanet çanı bir kez daha çınlamış; bu kez daha berrak, daha neşeliymiş. Liko da artık sadece hızlı bir tilki değil, emanetin değerini bilen bir tilki olmuş. Masal da burada bitmiş.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masalı beğenmeniz bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.


