
Nisa ve İsa Kardeşlerin Hikayesi
Şubat 1, 2026Bir zamanlar, mor renkleri seven, kitapların arasında kaybolmaktan mutluluk duyan, Nisa adında altı yaşında bir kız varmış. Nisa’nın en sevdiği şey, mor kaplı kitabını alıp koltuğa kıvrılmak ve kimseyle paylaşmadan okumakmış. Nisa’nın bir de küçük kardeşi varmış, onunda adı İsa’ymış. İsa üç yaşındaymış, sarı scooter’ına binmeyi, etrafta koşturmayı ve ablasının yaptığı her şeyi yapmayı çok severmiş. Ablasına hayran hayran bakar, onun kullandığı her şeye dokunmak istermiş. Ama Nisa bundan hiç hoşlanmazmış. “Bu benim! Dokunma!” dermiş. Birlikte olduklarında evde sık sık sesler yükselirmiş. Oyuncaklar paylaşılmaz, renkler tartışılır, gözyaşları dökülürmüş.
Bir gün yine büyük bir kavga çıkmış. Ağlamalar artınca anneleri yumuşak bir sesle “Biraz sakinleşmek için bugün ayrı oynamanız gerekiyor” demiş. O günden sonra Nisa kendi odasında, İsa kendi köşesinde vakit geçirmeye başlamış. İlk gün Nisa için güzelmiş. Kitaplar sessizmiş. Kimse sayfaları karıştırmıyormuş. O akşam film gecesi yapılmamış, mısır patlatılmamış. Nisa kitabını okurken durmuş. “İsa şimdi ne yapıyor acaba?” diye düşünmüş. Aynı anda İsa da scooter’ını sürmüş ama… Ablasına bakmadan sürmek hiç eğlenceli değilmiş. Evcilik oyunu oynarken masaya tabak koymuş, Ama kimse “Hoş geldiniz” dememiş. İkinci gün daha da zor olmuş. Nisa bir cümleyi okurken, “İsa bunu çok gülerdi…” demiş kendi kendine. İsa da sarı scooter’ını duvara dayamış: “Ablam gelsin…” diye fısıldamış. Üçüncü gün ikisi de aynı şeyi hissetmiş, özlem… Akşamüstü Nisa kitabını almış, kapının önüne bırakmış. “İstersen… birlikte bakabiliriz,” demiş. İsa da scooter’ını sürerek gelmiş: “Sen de binebilirsin,” demiş. O gün uzun uzun sarılmışlar. Sonra mutfağa geçmişler. Biri şef olmuş, biri garson. Restoran açılmış. Tabaklar paylaşılmış, roller değişmiş.

O günden sonra her şey sihirli gibi düzelmemiş. Bazen yine kavga etmişler. Ama artık şunu öğrenmişler: Birlikte olmanın kıymeti, ayrı kalınca daha iyi anlaşılıyormuş. Paylaşmak her zaman aynı anda vermek değilmiş. Bazen sırayla, bazen birlikte, bazen de sadece anlaşıldığını hissetmekmiş. Ve Nisa ile İsa anlamış ki: Eşyalar ayrı olabilir… Ama kalpler hep kardeşmiş… Bu hikayede burada bitmiş.
Daha fazla Hikaye okumak isterseniz Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masalı beğenmeniz bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.


