Sabretmeyi Öğrenen Çınar’ın Hikayesi

Sabretmeyi Öğrenen Çınar’ın Hikayesi

Kasım 10, 2022 0 Yazar: Ezgi E.

Bir zamanlar Çınar adında akıllı, afacan bir çocuk varmış. Çınar her şeyi merak eden, hareketli biraz da sabırsız bir çocukmuş. İstediği her şey hemen olsun istermiş. Beklemeyi sevmez, istediği olmayınca da huysuzluk yaparmış.

Çınar bir gün evde ödevlerini yaparken dedesi gelmiş. “Nerede benim Çınar’ım? Hazırlansın da birlikte balık tutmaya gidelim.” demiş. Bunu duyan Çınar mutluluktan havalara uçmuş. Hemen odasına koşmuş. Çantasına yedek kıyafet ve şapkasını koymuş. Sonra oltasını da alıp hızla dedesine koşmuş. Çünkü dedesi ile balık tutmak en sevdiği şeylerden biriymiş. Birlikte arabaya binmişler. Dedesi arabayı yemyeşil mis kokulu bir ormanın kenarına bırakmış. Geriye kalan yolu yürümeleri gerekiyormuş. Ormanın içinde yürürken çevresinde gördüğü farklı farklı ağaçları, kuşları, bitkileri hepsini dedesine soruyor, dedesi de sabırla cevap veriyormuş. Orman o kadar büyük ve güzelmiş ki soracak çok soru buluyormuş Çınar. En sonunda içinde rengarenk balıkların yüzdüğü bir gölün kenarına gelmişler. Göl masmavi, parlak ve tertemiz görünüyormuş. Dedesi eşyaları bıraktıktan sonra derin bir nefes alarak temiz havayı içine çekmiş, sonra geri bırakmış. Bunu birlikte bir kaç kez tekrar etmişler. Temiz orman havası hem Çınar’a hem de dedesine çok iyi gelmiş. Oltaları birlikte hazırlayıp göle bırakmışlar. Daha sonra bir ağacın altına oturup beklemeye başlamışlar. Dede sakin bir şekilde oltadan gelecek olan kıpırtıyı beklerken, Çınar sürekli oltasını sudan çıkarıyormuş. “Neden balık gelmiyor?” diye söylenip duruyormuş. Az sonra dedesinin oltasında kıpırtı olmuş. Gidip baktıklarında kocaman bir balık geldiğini görmüşler. Tekrar oltalarını göle bırakmışlar. Dede aynen sabırla oltasını hiç ellemeden beklerken, Çınar sürekli oltasını sudan çıkarıp yemine gelecek olan balıkları korkutup kaçmalarına neden oluyormuş. İkinci kez dedenin oltasına güzel bir balık gelince Çınar iyice huysuzlanmış. “Bana da hemen balık gelsin istiyorum. Hemde en büyüğü olsun istiyorum.” demiş üzgün bir şekilde. Dedesi gülümsemiş torununa “Çınar’ım hayatta güzel şeyler için emek verip beklemek gerek. Acele ile hemen istediğin balık küçül olabilir, ama sabırla oturup beklersen sürekli oltanı sudan çıkarmazsan, güzeli kocaman bir balık oltana gelebilir. Evet bazen her şey çok güzel olmayabilir ama sabrederek yolun sonunu görmüş olursun. ‘Sevinç kapısının anahtarı sabırdır’ demiş büyüklerimiz. Çok doğru söz olduğunu benimle birlikte burada beklersen anlarsın Çınar” demiş. Çınar oltasını suda beklerken uzun uzun düşünmüş. “Evet dedem haklı, ben her zaman aceleci davranıyorum ve işler istediğim gibi gitmiyor. Bundan sonra dedemin dediklerini dinlemeliyim. İstediğim şeylerin olması için sabretmeyi öğrenmeliyim” diye düşünmüş. Daha sonra dedesi ile balıkları beklerken sohbet etmişler. Bir süre sonra oltası sallanmaya başlamış ve karşısında kocaman gri bir balık görmüş. Sevinçten ne yapacağını şaşırmış. “Sabırla beklemenin mükafatını aldım dede” demiş.

Sabretmeyi Öğrenen Çınar’ın Hikayesi

O hafta Çınar arkadaşlarına o büyük balığı nasıl tuttuklarını heyecanla anlatmış. Çocuklar da Çınar’ı dinledikçe heyecanlanmışlar. Hafta sonu gelince ailelerinden izin alarak onlar da Çınar ve dedesi ile balık tutmaya gitmişler. Çınar arkadaşlarına sabretmeyi öğretmiş. Oltalar suda beklerken getirdikleri yemeklerden yemişler ve oyunlar oynamışlar. Eve dönerken çocukların kovalarında kocaman balıklar varmış. Böyle güzel bir gün için Çınar ve dedesine teşekkür etmişler.

Miniklerimizin ilgisini çekebilir;  Afra'nın Doğum Günü Partisi Hikayesi

Yazar: Dilan Değer
@her_gece_bir_masal

Uzun hikaye okumayı seviyorsanız Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz.