
Susuz Kalan Köyün Hikayesi
Şubat 24, 2026Hikayenin Özeti: Kuraklıkla mücadele eden bir köyde gençler, suyun değerini anlayıp çözüm üretmişler. Dayanışma sayesinde köy yeniden canlanmış.
Bir zamanlar dağların arasına saklanmış küçük bir köy varmış. Bu köydeki dere gün geçtikçe küçülmeye başlamış, kuyuların suyu azalmış, çeşmelerden artık incecik bir su akar olmuş. Bu durum köy halkını zor durumda bırakmaya başlamış. Hepsi birden suyu geri kazanmak için neler yapacaklarını düşünmeye başlamışlar.
İlk olarak köylüler yağmur duasına çıkmış ama yağmur bir türlü yağmamış. Herkes çaresizce beklerken köyün gençleri bir akşam okul bahçesinde toplanmış. “Sadece beklemekle olmaz, bizlerde bir şeyler yapmalıyız, öncelikle suyu korumayı öğrenmemiz gerekir.” Demiş Elif adında bir genç kız. Gençler araştırmış, öğretmenlerine danışmış. Çatılardan akan yağmur sularını biriktirebileceklerini öğrenmişler. Eski varilleri toplamışlar, oluklar yerleştirmişler. Evlerin önüne küçük su depoları kurmuşlar. Sonra köy meydanına bir pano asmışlar, bu panoda “Bir Damla Gelecektir.” Yazıyormuş. Herkes bulaşık yıkarken suyu açık bırakmamaya başlamış. Tarlalarda damlama sulama yöntemini denemişler. Çocuklar oyun oynarken bile suyu israf etmemeyi birbirlerine hatırlatır olmuşlar.

Günler sonra ilk yağmur yağmış. Çatılardan akan sular varillere dolmuş. Köylüler hayretle biriken suyu izlemiş. Aylar geçtikçe dere yeniden canlanmış, kuyular biraz olsun dolmuş. Köyün en yaşlısı bastonuna dayanarak şöyle demiş: “Yağmur gökten yağar ama bereket insanın aklıyla çoğalır.” O günden sonra o köyde suyun her damlası emanet bilinirmiş. Herkes suyu boş yere akıtmamayı öğrenmiş. Bir daha da susuz kalmamışlar. Bu hikayede burada bitmiş.
Daha fazla Hikaye okumak isterseniz Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masalı beğenmeniz bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.


